Bilmeniz Gerekenler PDF Yazdır e-Posta

 

Tümleşik iletişimler bir ürün değildir

Tümleşik iletişimler tek bir üründen ibaret değildir; çeşitli ürünlerden ve kapasitelerden meydana gelir. Bu ürünler, etkinlik ve üretkenlik bağlamında iş ve kullanıcı gelişimini sağlamak için, birbirinden bağımsız mevcut iletişim ortamlarını ve iş uygulamalarını birbirine uygun tek bir ortamda birleştirmek ile ilgilidir.
Donanım ya da ürün merkezli değildir bunun yerine kullanıcıya ve kullanıcılarının çalışma ortamlarını iyileştirmeye, müşterilerle ve partnerler ile ortak çalışma ortamlarını geliştirmeye odaklanır.

Tümleşik İletişimi meydana getirmek için yeni veya ekstra fiziksel cihazlar öneren çözümlere karşı dikkatli olun!

 

Tümleşik çözümler arttırmakla değil en uygun hale getirmekle ilgilidir

Tümleşik çözümler öncelikle birbirinden bağımsız iletişim ortamını ve uygulamalarını bir araya getirerek mevcut yatırımlarınızın sahip olduğu potansiyeli olabildiğince ortaya çıkartır.
Tümleşik İletişim Çözümü zamanla kurum içerisinde yayılıp daha çok elemanı kapsadıkça cihazların, dosyaların ve veritabanlarının sayısında artış değil azalma meydana gelir. Cihaz, dosya ve veritabanı gibi ögelerden daha çok kullanmak, sadece hem kullanıcı hem de kurum için karışıklık yaratmaya hizmet eder ve bunun sonucunda Tümleşik iletişimin iş üzerindeki avantajlarını azaltır. 

Amacımız kullanımda olan ekipmanı rasyonalize etmek, masa telefonlarını kaldırmak ve kullanıcılara ofis içinde sadece bir PC, uzaktan çalışmak için ise bir mobil telefon ile bütün entegre iletişim sistemlerine erişim sağlamaktır.

 

Tümleşik iletişim edinmek ya hep ya hiç demek değildir

Kurumlar, ağ ve uygulamalarının tamamını yenilemek zorunda kalmaksızın, tüm ya da bazı farklı tümleşik iletişim bileşenlerini yürütebilir ve avantajlarından yararlanabilir. Tümleşik iletişim birçok seçenek sunar ve kurumlar konferans ve işbirliği çözümü, görüntülü iletişimler veya uzaktan çalışanlar için kuruluş ağına mobil uzantılar vb seçeneklerinden kendileri için önemli olanı seçebilirler. “Tüm ölçüler için tek beden” mantalitesi yoktur ve şirketler ihtiyaç duydukları seçeneklerle başlayıp ihtiyaçları arttıkça seçenekleri genişletebilirler.

 

Tümleşik iletişim, tümleşik mesajlaşma değildir

Tümleşik Mesajlaşma (TM) hiçbir zaman gerçek anlamda başarıya ulaşamamıştır. Sesli mesaj veya faxın E-posta sisteminde açılır menüler halinde olmasının getirdiği avantajlar, kurumların çoğunu bu teknolojiye yatırım yapmaya itecek kadar güçlü olmamıştır.

Ancak, tümleşik iletişimin gelişmesiyle birlikte, Tİ çözümünün entegre bir parçası olmak, TM fonksiyonelliği için yeni bir çığır açmıştır. Tİ iş uygulamalarını ve ses, video ve data iletişimlerini bir araya getirerek çalışanlar için çok fonksiyonlu olmasının yanında kullanımının da kolay olması TM uygulamasına göre çok daha geniş bir faaliyet alanına sahip ve dolayısıyla daha güçlüdür. Tümleşik İletişimler şirketlerin masraflarını azaltır ve verimliliklerini arttırır.

 

UC is not exclusive to IP telephony

Despite growing assertions to the contrary, IP telephony is not a prerequisite for UC. Some vendors are using UC as another opportunity to drive organisations towards converged networks. But, in reality, the benefits of improving the communication and collaboration between users can be achieved without IP telephony, even if that includes the use of existing analogue phones and non IP infrastructures, it is entirely possible.

 

Tümleşik iletişim, IP telefona özgü değildir

Aksi iddiaların artmasına rağmen IP telefon Tİ için bir önkoşul değildir. Bazı satıcılar Tümleşik iletişimi şirketleri birleşik ağlara yönlendirmek için diğer bir alternatif gibi kullanıyorlar. Ancak, aslında kullanıcılar arasındaki iletişimi ve işbirliğini arttırmanın avantajlarından yararlanmak IP telefon olmadan da mümkündür, IP telefon sistemi mevcut analog telefonların ve IP olmayan altyapının kullanılabilmesini kapsıyor olsa bile bu kesinlikle mümkündür.

 

Tümleşik iletişim teknolojik bileşenlerden çok daha fazlasıdır

Eğer şirket en başından Tİ kullanarak ne başarmak istediğini biliyorlarsa potansiyelin farkına vararak hem kullanıcıya hem de kuruma avantajlar sağlayabilir. Bu sadece amaç ve hedeflerin belirlenmesini değil aynı zamanda Tİ’ nin iş süreçlerini geliştirip yoluna koyabilmesi konusundaki beklentileri net olarak anlamayı da gerektirir.    Tİ’ nin yürütülmesi oldukça açıktır; kişiler arasında gelişmiş iletişim ve işbirliğini gerektirdiğinden kurumlar daha rekabetçi ve profesyonel olmak zorundadır – ancak kurumlar kendi işleri için nasıl çalışmasını istedikleri konusunda kesin bir fikre varmadan bu atılımı yapmamalıdırlar.